Kayıtlar

2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2008 yılında Türkiye...

NTVMSNBC'nin yapmış olduğu liste: Türkiye'de 2008 yılında ne oldu? OCAK -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İspanya’da, türban konusundaki bir soru üzerine, “Velev ki, bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı da suç kabul edebilir misiniz?” şeklindeki sözleri tartışmalara neden oldu. -Diyarbakır’da askeri servis aracının geçişi sırasında teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda 6’sı öğrenci 7 kişi öldü, 68 kişi yaralandı. -İstanbul Zeytinburnu’ndaki iş merkezinde maytap üreten bir atölyede meydana gelen patlamada ise 20 kişi öldü, 116 kişi yaralandı. -Ümraniye’de ele geçirilen patlayıcılarla ilgili soruşturma kapsamında aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de bulunduğu 13 kişi tutuklandı. -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül sigara içme yasağının kapsamını genişleten kanunu onayladı. ŞUBAT -Türk Silahlı Kuvvetleri’nce (TSK), Irak’ın kuzeyinde üstlenmiş PKK mensuplarını etkisiz kılmak ve örgütsel altyapıyı kullanılmaz hale getirmek amacıyla sınır...

2008 yılının Dünya'daki önemli olayları...

CNN tarafından hazırlanan liste: 2008'de Dünya'da yaşanılanbazı önemli olayları şöyle: SAAKAŞVİLİ 2. KEZ DEVLET BAŞKANI SEÇİLDİ 6 Ocak : Gürcistan'da Mihail Saakaşvili ikinci kez devlet başkanı seçildi, 20 Ocak'ta yemin etti. 16 Ocak: Özbekistan'da Devlet Başkanı İslam Kerimov, 3. kez devlet başkanı olarak yemin etti. 23 Ocak: Irak'ın Musul kentinde düzenlenen saldırıda 60 kişi öldü, 280 kişi yaralandı. 24 Ocak: İtalya Başbakanı Romano Prodi, senatoda güven oylamasını kaybetmesinden sonra istifa etti. KOSOVA ARTIK BAĞIMSIZ 1 Şubat: Irak'ın başkenti Bağdat'ta pazar yerinde iki kadının düzenlediği intihar saldırılarında 98 kişi öldü, 208 kişi yaralandı. 3 Şubat: Sırbistan'da Boris Tadiç devlet başkanı seçildi. 17 Şubat: Kosova bağımsızlığını ilan etti. Kosova'nın bağımsızlığını aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 50'den fazla ülke tanıdı. bı Afganistan'ın güneyinde, Kanada askeri konvoyunun hedef alındığı bombalı saldırıda 38 sivi...

Katliam

Resim
İsrail'in 2008 yılının son günlerinde yaptığı hava saldırısıyla Filistinde tam bir katliam yaşanıyor. Gazze'de yaşanılan bu katliam sonucunda ölenlerin sayısı 370'i aşmış durumda ve hızla artıyor. İsrail suçu Gazze'yi kontrol eden Hammas'a atsa da olan yine masum insanlara oluyor. Uzun bir süredir devam eden ateşkesi bozan İsrail, bunu insanların güvenliği için yaptığını söylüyor. Hatta bombalamadan önce sivilleri uyardığına dikkat çekiyor. Gerçektende saldırı öncesi insanların cep telefonları aranarak "evinizde silah varsa evinizi hem terk edin" mesajı verilmiş. Ancak kaçma için yeterince süre verilmiş mi? Hayır! Dünyanın neredeyse tamamı bu olayı (resmen olmasa da ) kınamasına rağmen İsrail operasyonun süreceğini açıklaması bölgede gerginliği artırdı.

I have nothing

Whitney Houston'un söylediği ve The bodyguard filminin ünlü müziği, "I Will Always Love You" ile birlikte birer klasik haline gelen unutulmaz parça "I have nothing" 17 Kasım 1992'de çıkan The bodyguard'ın soundtrack albümünde yer alan bu parça hala oldukça popüler... i have nothing share my life, take me for what i am cause i'll never change all my colours for you take my love, i'll never ask for too much just all that you are and everything that you do i don't really need to look very much further i don't want to have to go where you don't follow i won't hold it back again, this passion inside can't run from myself there's nowhere to hide (your love i'll remember forever) don't make me close one more door i don't wanna hurt anymore stay in my arms if you dare or must i imagine you there don't walk away from me... i have nothing, nothing, nothing if i don't have you, you, you, you. you see through, righ...

Brecht Estetiği

Resim
1-Naivete: gerçeğin ardındaki gerçek daha doğrusu görünenin ardındaki gerçek.Epik tiyatroda seyirci karşısına çıkarılan yapıtın konusu,insanlar arasındaki toplumsal ilişkilerden oluşan bir örgüdür.Olağandışı bir gözle görülmediği sürece alışılmadık bir nitelik taşıyan böylesine bir yapıtın kavranılması düşünülemez. 2-Mesel çalışması:bir yapıtın sahneye konma sürecinin ilk aşamasıdır.geleneksel tiyatrodaki yönetmenin kafasında oluşan yoruma karşıt olarak ekibin tümününortaya çıkarması gereken analiz çalışmadır. 3-Epizotik anlatım:epik kavramından türetilmiştir.epizotik anlatımda seyircinin ilgisi;oyunun yürüyüşü üzerine çekilir,her sahne kendisi için vardır,olay eğriler çizer,olaylar sıçramalıdır, 4-Gestus:Bütün üretim sürecinde sürdürülmesi gereken naiv tutumun oyunculuk düzeyindeki ifadesidir.Sözü ifade edecek davranış yerine sözün arkasındaki görünmeyen anlamı gösteren davranış. 5-Yabancılaştırma:bir olayı yada karakteri yabancılaşırmak demek,onu öncelikle kendiliğinden anlaşılırlığı...

FRANKFURT OKULU

FRANKFURT OKULU Frankfurt okulu,1930’larda Almanya’da kurulan ve eleştirel bir kuramının ortaya atıldığı bir okuldur. 1923’te Sosyal Araştırma Enstitüsü adıyla kurulan okulun başında profesör Carl Grünberg bulunuyordu.(1)Bu dönemde enstitünün asıl çalışma konuları siyasal iktisat ve sosyalist hareketler tarihiydi.1930’da emekliye ayrılan Grünberg’in yerine Frankfurt Okulunun asıl görüşlerinin temelini atan Max Horkheimer gelmiştir.Bu dönemde okulun çalışma alanı oldukça gelişti.(siyaset,hukuk,felsefe vs.) Bu dönemde Thedor Adorno,Herbert Marcuse,Erich Fromm,Walter Benjamin,Otto Kirchheimer gibi düşünürler okula dahil oldu.Okulda çeşitli dönemlerde yayımladıkları eserlerde düşüncelerini açıklamışlardır.Horkheimer,amaçlarının çeşitli bilimlerin yöntemlerini bugünün toplumunun çelişkilerine uygulamak ve toplumsal yaşamın değişmesi açısından önem taşıyan bir kavramsallaşmaya ulaşmak olduğunu açıklamıştır.(2) Okulun ortak düşüncesi Marksizm’in yenilenmesidir.Frankfurt okulu üyeleri Sovyetle...

Ömür biter çaylaklık bitmez

Türkiye'nin en önemli sitelerinden biri olan ekşi sözlük 2007 yılında, kayıtlı okurlar başta olmak üzere çoğu kullanıcısını çaylak statüsüne yükseltti . Ancak aradan 1 seneden fazla zaman geçse de hala binlerce kullanıcı yazara olamadı. Ekşi sözlük'te yazar olmak için öncelikle çaylak statüsünü aşmanız gerekiyor. En az 10 entry (ki daha fazla yazılması önerilmiyor) girildiği taktirde onay bekliyorsunuz. Moderatörler eğer yazmış olduklarınızı onaylarsa yazar oluyorsunuz. Tabii kurallara uyduğunuz müddetçe. Doğru ve gerçekleri yazmaktan çok "format" konusunun daha önemli olduğu bu sistemde ne yazık ki çaylak sayısını karşılayacak kadar çok moderatör yok. Bu nedenle de binlerce kişi sıranın kendisine gelmesini bekliyor. 40.000 civarı onay bekleyen çaylak olmasına rağmen bu sayı çok yavaş ilerliyor. Bu durumda da 1 sene önce kayıt olanlar hala bekletiliyor. Açıkçası bu durum ilginç. Çünkü çaylak olmak mı daha iyi yoksa kayıtlı okur mu tartışılır? Sonuçta hiç çaylak yapıl...

Kim ayırdı sevenleri - Ayrı Dünyalar

"Une belle histoire" adlı şarkı "Kim Ayırdı Sevenleri" adıyla Türkçeleştirilmişti otuz kusur yıl önce... İşte bu şarkı Cüneyt Arkın ve Gülşen Bubikoğlu'nun oynadığı "Ayrı Dünyalar" adlı filmin final sahnesinde de kendine yer bulmuştu... Eğer izlerken youtube kapanmasa aşağıdan hüzünlü final sahnesini ve şarkıyı izleyebilirsiniz:) Not: kısaca birbirlerini çok sevselerde aradaki yaş farkı yüzünden "sevgili" olamayan iki kişinin öyküsü film. Son sahnede görüleceği gibi Cüneyt Arkın, bir nedenden dolayı yaralı bir biçimde polise yakalanıyor...ve son bir kez Gülşen Bubikoğlu'nu görmeye gidiyor... altta şarkının orijinal videosu bulunmaktadır...

une belle histoire - Michel Fugain

Bir zamanların en gözde parçası olan Michel Fugain 'in une belle histoire adlı parçası Çağan Irmak'ın son filmi "Issız adam" ile yeniden gündeme geldi. Zaten bundan bir kaç yıl öncede "Çemberimde Gül Oya" adlı dizi ile bu şarkıyı yeni nesle hatırlatmıştı Çağan Irmak. Oysa bu şarkı bundan 20-30 sene önce oldukça meşhurdu. Sanırım en güzel Franszı şarkılarından biridir. Ayrıca ülkemizde de Tanju Okan, Nilüfer ve Modern Folk üçlüsü tarafından "Kim ayırdı sevenleri" adıyla söylenmişti. Hatta italyancası bile baya baya meşhurdur. sözleri c'est un beau roman c'est une belle histoire c'est une romance d'aujourd'hui il rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard elle descendait dans le midi, le midi ils se sont trouvés au bord du chemin sur l'autoroute des vacances c'était sans doute un jour de chance ils avaient le ciel à portée de main un cadeau de la providence alors, pourquoi penser aux lendemains ils se sont cachés dans ...

Sinema Tv Dersleri

Sinema Tv Dersleri İletişim üzerine hazırlanan kuramsal yazılar başta olmak üzere sinema ve TV ders notlarının paylaşıldığı site sinema tv dersleri.... http://sinematvdersleri.blogspot.com/ adresinden ulaşılabilen blog, sinema hakkındaki genel notlar, çeşitli film ve akımlar hakkındaki yazılar, tür filmleri ve sinema kuramları gibi konuları incelemekte... Özellikle sinema-tv öğrencilerinin yararlanması için güzel bir kaynak olduğu gibi sinemaya gönül veren herkesin bişeyler bulabileceği bir yer sinematvdersleri...

Imagine- John Lennon

Resim
Hayal et... John Lennon'un unutulmaz şarkısı -ki belkide ütopyası 1971 tarihli "imagine"... The Beatles'in efsanevi solisti Lennon'un solo kariyerinin en önemli parçalarından olan bu eser 70'li yıllara damgasını vurmuştur. Özellikle o yıllardaki muhalif hareketler, bu şarkıyla özdeşleşmiş ve Lennon'un çok sevdiği "sanat" şehir New York'tan gönderilmek istenmesine neden olmuştur. Şarkı insanların kardeşçe yaşadığı bir dünya özlemini dile getirir...O dünyada artık ırkçılık, din savaşları yoktur...insanlar özgür ve kardeştir. Kuşkusuz bu sözlerde Lennon'un eşi Yoko Ono'nun etkisi unutulmamalıdır. Zaten beatles zamanında bile "sosyal sorunlara" dikkat çeksede Lennon'un asıl muhalif sanatçı yapan belki de odur... Rolling Stone Dergisi tarafından tüm zamanların en iyi 500 şarkısı listesinde 3.sırada olan parça uzun yıllar etkisinden kurtulamayacağınız bir başyapıt. Şarkının sözleri şu şekildedir: "Imagine there's no H...

Popüler Kültür

Popüler Kültür Kitle kültürü'nün devamının sağlanması için sistemin ortaya koyduğu, bu açıdan bakıldığında varolması kaçınılmaz olan kültür. Popüler kültür, kitle kültürünün oluşturduğu yabancılaşmanın bir sonucudur. Sistemi değiştirmenin anlamsızlığını vurgulayan hatta onu sevdirmeyi amaçlayan kitle kültürü her ne kadar bu konuda başarılı olsada, toplumda bir huzursuzluk yaratması kaçınılmazdır. Popüler kültür, bu açıdan bakıldığında kişilerde ortaya çıkan sisteme aykırı davranma isteği, yabancılaşmayı yok sayma arzusu, bireylerin özgürleşme hevesi ve farklı olma güdüsünü bastırmak amacıyla sistem tarafından ortaya çıkarılmaktadır. Sistem, insan doğasındaki bu güdüleri ortaya çıkartırken bunu kontrollü bir biçimde yapar. Böylelikle hem bu dürtüler kontrollü bir şekilde ihtiyaçları karşılar hemde oluşması muhtemel bir başkaldırıda önlenmiş olur. Yani popüler kültür bir yandan sisteme bağlıyken diğer yandan sisteme karşıdır. Görüldüğü gibi onbeş dakikalık ünlüler, beş para etmez ka...

Kitle Kültürü

KİTLE KÜLTÜRÜ Kapitalist devletlerin ortaya koyduğu, sistemin realitesini ortaya koyan ayrıca çoğunlukla popüler kültürle karıştırılan kültür. Kitle kültürü sistemde var olan yönetici-yönetilen, zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz arasındaki farkın yaratmış olduğu realiteyle yakından ilişkilidir. Kitle kültürünün amacı bu realitenin değitirilebileceği umudunun anlamsız olduğu, hatta bu kültürün kabul edilmesinin mutluluk getirdiğini bireylere göstermektir. Böylelikle sistemin istediği yabancılaşma gerçekleşecektir. Kitle kültürünün kabul edilmesi ve ona karşı durulmaması en basit anlamda başımızın belaya girmesini önler. Yani kitle kültürüne inanmak hatta daha güzeli onu hiç düşünmemek bizlere cahil bir mutluluk kazandırır(der kapitalistler). Kitle kültürü tüketilmek amacıyla yapılır. Bunu yapanlar ise kitlenin dışında kalan kişi ve kurumlardır. Onlar bu kültür sayesinde nasıl yaşamamız gerektiğini, neyi seveceğimizi, ne yiyeceğimizi ortaya sunarlar. Ancak bu sistem bazı olumsuzluklarıda ...

LAZLAR VE LAZ DİLİ-1

LAZLAR VE LAZ DİLİ (Hazırlayan: ONUR ÇOBAN) 1-GİRİŞ Lazlar binlerce yıldır Karadeniz çevresinde yaşamakta olan bir halktır.Kökenleri Kafkaslara dayanan Lazlar diğer Kafkas kavimleriyle yüzyıllar boyunca etkileşim içinde olmuşladır.Kendi aralarında konuştukları Laz Dili(Lazca) yada kendi ifadeleriyle Lazuri, bölgedeki diğer halklar tarafından etkilenmiş hatta bazılarını da etkilemiştir.Lazların gerek dil gerekse kültürel anlamda bölge ile etkileşiminin fazlalığı kökenleri hakkında birçok iddianın ortaya atılmasına neden olmuştur.Kimileri Lazları Gürcü olarak,kimileri ise Doğu Karadeniz’de yaşamış olan Pontus Rumlarının bir kolu olarak değerlendirmiştir.Ancak bu iddialar hiçbir zaman bilimsel araştırmalar sonunda olmamış çoğunlukla siyasi nedenlerle ortaya konmuştur. Peki haklarında bunca söz söylenen bu Lazlar kimdir?Günümüzde sanıldığı gibi tüm Karadeniz bölgesinde yaşayan insanlar Laz mıdır? Şuanda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan lazca nasıl bir dildir ve nerelerde konuşulmay...

Lazlar ve Laz Dili-2

(öncesi için lütfen diğer bölümlere bakınız) 5-LAZ DİLİ VE GELİŞİMİ: Lazca binlerce yıldır varolan bir dildir.Ancak bu dil ne yazık ki yazılı anlamda gelişememiştir.Buna karşın Laz kültürünün etkisiyle sözlü edebiyat oldukça geniştir.Çeşitli lazca destanlar,maniler ve masallar günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Lazca,Laz kökenli insanlar tarafından günümüzde de kullanılmaktadır. Türkçe ile birlikte günlük hayatta oldukça çok başvurdukları Lazca’nın öğrenilmesi çok zor değildir ama en az diğer diller kadar dilbilgisi kuralı olan gelişmiş bir dildir.Günümüzde hemen hemen bütün Lazlar lazcayı anlayıp konuşabilmektedir.Türkçe bilmeyen Laz ise hemen hemen hiç kalmamıştır. Gürcistan’da özellikle 20.yüzyılın başlarında derslerde okutulan geçerli bir dil olan lazca günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Anayurttan göç eden insanlar lazcayı unutmakta gençler ise lazcayı hiç öğrenmemektedirler. Kültürüne önem veren Lazlar bu konuda oldukça endişelidirler. Yazılı anlamda lazca son za...

Lazlar ve Laz Dili-3

(İlk kısımları için lütfen diğer bölümleri okuyunuz) 7-LAZCA KELİME ÖRNEKLERİ: NANA :ANNE BERE :ÇOCUK CUMA :ERKEK KARDEŞ DA :KIZ KARDEŞ MOTALİ:TORUN ÇİLİ :EŞ(KADIN) KOMOCİ:EŞ(ERKEK) TOLİ :GÖZ KORBA:KARIN ŞKA :BEL PURPU:AKCİĞER MCİXİ :YUMRUK XE :EL XUCİ :OMUZ MTUTİ:AYI MELİ :TİLKİ MSKVERİ:GEYİK GENİ:DANA PUCİ:İNEK MÇACİ:SİNEK BOMBULA:ÖRÜMCEK KURİ:ŞAHİN TXOMU:KIZILAĞAÇ SUCİ:SARMAŞIK CA:AĞAÇ ARGUNİ:BALTA BİGA:ÇUBUK ONA:TARLA ÇALA:SAMAN KERİ:ARPA OXORİ:EV BAĞU:AĞIR SARAĞA:TEKNE BERGİ:ÇAPA CUMU:TUZ XİNCİ:KÖPRÜ ZUĞA:DENİZ ORDO:ERKEN TUTA:AY AR:BİR JUR:İKİ SUM:ÜÇ OTXO:DÖRT XUT:BEŞ AŞİ:ALTI ŞKİT:YEDİ OVRO:SEKİZ ÇXORO:DOKUZ VİT:ON Lazca bazı mani örnekleri: PUKIROBA(PURKINORA) Purkinora, wanas mskvana,Moxtimu skanik maxelinu!Vowüer germas, vowüer qonas,Bâirop agani skidala.Ncati gamigu purcik buûüa,Dopukires pukirepe.Iri üele goinpines,Larde tipis kilimepe. --O-- İLKBAHAR İlkbahar, yılın güzelliği,Gelişin beni sevindirdi!Bakıyorum ormana, bakıyorum tarlaya,Görüyorum yani yaşantıyı,Ağaçta çıkard...

Erasmus mağduriyeti

Resim
Erasmus mağduriyeti Üniversite öğrencilerinin her yıl faydalandığı Erasmus öğrenci değişim programında 2008-2009 yılında gidecek öğrenciler mağduriyete uğradı. Avrupa birliği destekli bir program olan Erasmus,üniversite öğrencilerinin yurt dışında istedikleri bir okulda belli bir süre eğitim almalarına olanak veren bir uygulama.Bu programa dahil olan öğrenciler,kendi okullarında sene kaybı yaşamadan(derslerden kalmadıkları sürece) bu programa katılabiliyorlar. Ayırca program dahilinde, giden öğrencilere belli bir burs sağlanıyor.Bu bursun miktarı gidilen ülkeye göre 300,400,500 euro olabiliyor.Bu sayede öğrencilerin masraflarının önemli bir bölümü karşılanması hedefleniyor. Bu sistem uzun süredir güzel bir şekilde işlesede ne yazık ki 2008-2009 öğretim yılında Türkiye'den başka bir ülkeye gidecekler mağdur edilmiş durumda. Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere birçok okul,daha önce "seçtiği" öğrencilere burs ödemesi yapmıyor.Kazanan ve son ana kadar hazırlanan(ki pasapo...

Evlilik

Genel düşünceye nazaran benim daha çok ciddiye aldığım şey. Peki bu beni evlilik yandaşımı yapıyor,hayır. Şimdi evlilik 2 farklı bireyin tek bir birey haline gelmesidir.Artık sen,ben yok biz vardır.Hatta sizin yaşamlarınızdan çıkar olay artık ailelerin birlikteliği de başlar. Peki bu derece birleşme sıkıntı çıkarmazmı.Eğer " o " doğru kişiyse,çıkarmaz. Düşünceleriniz,alışkanlıklarınız,duygularınız zaten artık birlikte çalışır.Ki bu tam anlamyıla bir kölelikte değildir.Bunu isteyerek,bilinçli olarak yaparsınız. Aldatmak gibi bir kavram zaten düşünülmez bile.Çünkü bu kuruma girecek birini bulduysanız zaten başkasına ihtiyacınız yoktur.Ölüm bizi ayırana kadar değil öldükten sonrada birlikte olmak... Yoksa normal ilişkilerde olduğu gibi bir yaşam olacaksa neden evlilik? Peki bu gibi düşüncede mi insanlar evlenirken,hayır! Para,ün,gelecek garantisi,evde kalma korkusu,sosyal çevre,aile baskısı,töre,aşık olduğunu sanıp atlamak,bebek vs... Peki evlilik tam olarak insan psikolojisiyle...

Blogger Yasaklandı

Dünyanın en büyük blog servisi blogger(blogspot) Türkiye'de yasaklandı. Bu son gelişme internetteki yasaklama anlayışının sürdüğünü göstermekte.Daha önce başta Youtube olmak üzere çoğu site çeşitli suçları işlediği gerekçesiyle kapatılmıştı. Açıkçası büyük ihtimalle yurt dışında hazırlanan bir blog yüzünden bu olay gerçekleştiğini düşünüyorum.Aynı şey youtube içinde geçerli. Düşünsenize yurt dışında büyük ihtimalle 10-15 yaşındaki bir çocuk,Türkiye Yasalarına göre suç olan bir video hazırlayıp bunu youtube'a koyuyor.Peki biz ne yapıyoruz... Youtube'u kapatıyoruz. Hayır... aslında sadece Türkiye'den erişimini engelliyoruz.Yani biz görmeyelimde dışarda nolursa olsun mantığı hakim. Aynı şey blogger içinde geçerli.Sorunu çözmek yerine binlerce blogu yasaklıyoruz(bakın kapatmıyoruz) Şimdi soru şu...bir süre sonra bu yasaklar bittiğinde aynı çocuk aynı olayı neden yapmasın?

Dogma 95

DOGMA 95: —“Dogma 95 tarafından belirlenen kurallar: 1. Çekimler stüdyo dışında yapılmalıdır. Sahne donanımı ve setler içeri taşınmamalıdır. (Hikaye özel bir sahne donanımı gerektiriyorsa, stüdyo dışında bu donanıma uygun bir mekan seçilmelidir.) 2. Ses, kesinlikle görüntülerden ayrı olarak üretilmemelidir ya da tersi. (Sahne içinde üretiliyor olmadığı sürece müzik kullanılmamalıdır.) 3. Kamera, el kamerası olmalıdır. El kamerasıyla elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir. (Film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli; kamera filmin olduğu yerde olmalıdır.) 4. Film, renkli olmalıdır. Özel ışıklandırma kullanılamaz. (Eğer çekilecek olan sahnede filmin pozlandırması için çok az bir ışık söz konusuysa, sahne kesilmeli ya da tek bir lamba kameraya iliştirilmelidir.) 5. Optik numaralar ve filtreler kesinlikle yasaktır. 6. Film, gelişigüzel aksiyon içermemelidir. (Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.) 7. Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır. (Kısaca film, şimdi...

"Turkey"

Özellikle Euro 2008'in gündemde olduğu şu günlerde futbol terimleri manşetlerden düşmüyor.Ne zaman milli takımımız bir maç yapsa ertesi gün gazetelerde aynı haber. "Yurt dışında bize Turkey(hindi) diyorlar" ve ardında da ekliyoruz. "Bu bir hakarettir" Açıkçası Türkiye'ye neden Turkey dediklerine hiç değinmeyeceğim,o başka bir konu zaten.Konumuz şu,yurt dışında yayın yapan gazetelerin bu yaptıklarını biz yapmıyor muyuz? Elbette ki onlar yapıyor diye karşılık vermek doğru değil.Ancak ülke ismiyle kelime oyunu oynamakta sırf onlara mahsus bir şey değil.Çoğu zaman spor(yoksa futbol mu?) gazetelerinin attığı başlıklar ülkelerin isimleri veya onların ünlü bir takım objeleri üzerinden gitmekte.. Elbetteki bu zaman zaman hakarette kadar varmakta.Ancak çoğu bence masumane şeyler.. neyse biz konumuza dönelim.Yurt dışında "Hindi(Turkey) kızarttık" diye bir başlık yayınlandığını varsayalım.Ülkece tepkimiz ne olur:"Irkçılar,düşmanlar,Türk'ün Türk't...

Hayata Dair

Hayata dair... Düşünüp birşeyler paylaşmak... Sorgulamak tabuları,gerekirse yıkıp atmak... Bilmek istemek gerçekleri, ya da gerçek denilen şeyleri... Yaşamak hayata dair olan şeyleri... Burda hep birlikte konuşup dertleşeceğiz.Sinemadan geziye,müzikten güncel haberlere,geyikten felsefeye kadar hayata dair her şey hakkında birşeyler karalayacağız.. Bakalım neler olacak... Onur Çoban