Kayıtlar

Yaratılış destanı

Yaratılış destanı "Her şeyden önce su vardı. Yer, ay, gök, güneş yoktu. Tanrı Kara Han (Kuday) ile Kişi vardı. İkisi de birer kara kaz gibi su üzerinde uçuyorlardı. Tanrı Kara Han bir şey düşünmüyordu. O sırada Kişi, yeli bulup suyu dalgalandırdı. Kara Han'ın yüzüne su sıçrattı. Bunu yapınca da kendisinin Tanrı'dan güçlü olduğunu sandı; daha yüksekte uçmak istedi. Ama uçamadı; suya düşüp dibe battı. Boğulmak üzereydi. Bana yardım et ! diye bağırıp Kara Han'dan yardım istedi. Tanrı Kara Han izin verdi, Kişi su yüzüne boğulmadan çıktı. Sonra Tanrı, 'Sağlam bir taş olsun ! dedi. Suyun dibinden bir taş yükseldi. Kara Han ile Kişi, bu taşın üzerine oturdular. Kara Han, Kişi'ye Suya dal, suyun dibinden toprak çıkar ! diye buyruk verdi. Kişi, Tanrı'nın buyruğunu yerine getirdi. Suyun dibinden çıkardığı toprağı Kara Han'a götürdü. Kara Han, Kişi'nin getirdiği toprağı suyun üzerine serperken Yer olsun ! diye buyurdu. Buyruk yerine geldi, yeryüzü yaratıldı. K...

Feuerbach Üzerine Tezler

Feuerbach Üzerine Tezler Karl Marx Karl Marx tarafından sonradan kendisine esin kaynağı olsun diye kağıda dökülmüştür. Feuerbah Üzerine Tezler adı, Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından konur.Tezler, 1844-47 tarihli ve "Feuerbach'a ilişkin" başlıklı not defterlerinde yer alır. Engels tezleri 1888'de Ludwing Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu adlı kitapçık içinde ek olarak yayımlarken, daha anlaşılır kılmak için bazı değişiklikler yapar. Birinci Tez Şimdiye kadarki tüm materyalizmin -Feuerbach'ınki dahil- başlıca kusuru nesnenin(der Gegenstand), gerçekliğin, duyumluluğun duyumsal insan faaliyeti, pratik(Praxis) olarak değil öznel olarak değil yalnızca nesne(Objekts) ya da sezgi(Anschauung) biçiminde kavranmasıdır. Etkin yönün, materyalizmin tersine, idealizm tarafından -ama yalnızca soyut olarak, çünkü idealizm gerçek, duyumsal faaliyeti bu biçimiyle doğal olarak tanımaz- geliştirilmiş olmasının nedeni budur. Feuerbach, duyumsal nesneler (Objekte), düşün...

Albert Einstein’in İsmet İnönü'ye yazdığı mektup

Albert Einstein’in İsmet İnönü'ye yazdığı mektup "Ekselansları, OSE Dünya Birliği’nin şeref başkanı olarak, Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler , Almanya’da halen yürürlükte olan yasalar nedeni ile mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe , bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler , yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi , birliğimize yapılan çok sayıda müracaat arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları , hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde bir yıl boyunca hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. Bu başvuruya destek vermek mak...

Türkiye Afganistan Antlaşması

TÜRKİYE - AFGANİSTAN ANDLAŞMASI Moskova, 1 Mart 1921 "Bismillâhirrahmanirrahim, Yüce Türkiye Devleti ve Afganistan, içtenlikle birbirine bağlı, bir umud ve kutsal amaçla gönülleri dolu olarak; nesnel ve moral bakımdan bütünüyle yüksek ortak çıkarlara sahip bulundukları ve bu devletlerden birinin mutluluk ve felâketinin ötekinin mutluluk ve felâketine neden olacağı kanısı ve inancıyla; Doğu dünyasının uyan ve makurtuluşunun başlangıcının sevinçle görüldüğü şu anda, geçmiş zamanlardaki gibi bağlantısız (irtibatsız) ve yalnız kalınamayacağı ve kendilerine kimi tarihsel görevler düşmekte olduğu bilinci içinde; bir vücudun parçası gibi, Taraflardan birine gelecek sıkıntı ve dertten öteki Tarafın etkilenip üzüntü duymasını doğal sayan bu iki kardeş Devlet ve ulus, aralarında ötedenberi var olan moral birliği ve doğal ittifakı siyaset alanına geçrerek, bu ittifaka somut ve resmi bir nitelik verip tüm Doğunun gelecekteki mutluluğu için hayırlı bir başlangıç olmak üzere, uğurlu bir İttifak...

Atatürk'ün vasiyeti

Atatürk'ün vasiyeti "Dolmabahçe: 5-9-1938 Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum: 1. Nutuk ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır. 2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir. 3. Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir. 4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır. 5. İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır. 6. Her sene nemâdan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir. K. Atatürk"

Tanzimat Fermanı

Resim
Tanzimat Fermanı "Gülhane Parkı'nda okunması nedeniyle Gülhane Hatt-ı Hümayunu veya Tanzimat-ı Hayriye de denir. " "Herkesin bildiği gibi, devletimizde kuruluşundan beri Kuran'ın yüce hükümlerine ve şeriat yasalarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tebaasının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. Ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli nedenlerle şeriata ve yüce yasalara uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. Oysa, şeriat yasaları ile yönetilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır. Tahta geçtiğimiz mutlu günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlemizin refahı amacına yönelik oldu. Eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi konumu, verimli toprakları ve halkının yetenekleri gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce Allah'ın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz göt...

Islahat Fermanı

Resim
Islahat Fermanı tam metin (1856) "1) Ülkede bulunan hıristiyan ve diğer gayri müslimlere, ecdadım tarafından daha önce verilen her türlü ayrıcalık ve bağışıklık aynen yürürlüktedir. Bunun için hıristiyan ve diğer gayri müslim toplumları özellikle Patrikhanelerde oluşturulacak meclislerce, fetihler babası İkinci Sultan Mehmet'in patrik ve piskoposlara lütfettikleri izinlerde dahil olmak üzere bu ayrıcalık (imtiyaz) ve bağışıklıklar (Muafiyet) yeniden gözden geçirilerek: a) Patriklerin seçim usulleri, toplumların Bab-ı Ali ile anlaşmaları halinde tespit edilecek esaslar dahilinde yeniden yapılacak seçim sonunda Patriklik Beratı onaylanmak koşulu ile bu kişiler ömürboyu görevde kalabileceklerdir. b) Rahiplere her ne ad altında olursa olsun; hediye, bahşiş verilemez ve alamaz ve gelir getirebilecek kaynaklar oluşturulamaz. Bunların yerine Patriklere ve toplum başlarına belirli gelir tahsis edilir ve diğer ruhbanlara derecelerine ve gördükleri işin taşıdığı öneme göre hakkaniyete u...